Serhend Dergisi 2026 Temmuz Sayısı
Tükendi
Gelince Haber VerSerhend dergisinde bu ay Göz Nurumuz Çocuklarımız konusunu işledik. Evlatlarımıza toz kondurmadığımız, onların dünyevi isteklerini karşılamak için seferber olduğumuz bu çağda manevi gelişimlerini de ihmal edemeyeceğimizi hatırlattık. Salih bir evlat yetiştirmek için zor bir zamandayız. Ancak niyet halis olur ve bunu gayret takip ederse akıbetin hayır olacağı gün gibi açıktır.
Zor Zamanda Evlat Yetiştirmek
Nakşibendî büyüklerinden Herat Camii imamı Mevlânâ Muhammed Rûcî [kuddise sırruhû] namazda zaman zaman ağırlığını sağ ayağı üzerine verirdi. Bu durum ziyaretine gelen alim bir sufinin dikkatini çekti. Bunun sünnete uygun olmayan bir davranış olduğuna kanaat getirdi. Kalbi karıştı. Hazret keşif ya da ferasetle ziyaretçinin halini anladı ve şöyle anlattı: “Çocukluk çağımda beni Şeyh Bahaeddin Ömer hazretlerinin ziyaretine götürdüler. Mevsim kıştı. Şiddetli soğuk sebebiyle bütün sular donmuştu. Beni bir ata bindirip ayaklarımı örtmüşlerdi. Şehirden çıktığımızda sol ayağım açılmıştı. Soğuktan ayağım donmuş. Varınca benimle ilgilendiler. Ayağımda biraz his ve hareketlenme oldu. O zamandan beri epey hassas. Bu yüzden namazda onun üzerinde durmakta güçlük çekerim.”
Bu hatıradan farklı hikmetler çıkarmak mümkündür. Büyüklerin yanında kalbi tutmak gerektiği ve itiraz edilen davranışlarının makul ve meşru izahları olabileceği gibi… Benim dikkatimi çekense suların soğuktan donduğu çetin bir kış günü bir ailenin çocuğunu ziyarete götürme çabasıdır. Modern akılla bakıldığında sıcak yatağında, dedesi, ninesi veya yakın akrabalarına bırakılabilecek bir yavrunun, zorlu bir manevi yolculuğa çıkarılması ona zulmetmek gibi görünebilir. Oysa bir çocuğa anne ve babasından daha fazla kim merhamet edebilir? O halde bu salih insanların derdi neydi? Onlar Allah Teâlâ’nın haşyetinden kalbi titreyen, evlatlarının asi olup azaba düşmesinden sakınan fedakâr kimselerdi. Efendimiz’in [sallallahu aleyhi vesellem] bir ümmeti olarak gördükleri yavrularının onun yolunda olabilmesi için zoru seçtiler. Bunun mükâfatını da aldılar ki o küçük çocuk yetişip büyük bir veli oldu. Bugün dahi ismi hayırla anılıyor.
Serhend dergisinde bu ay Göz Nurumuz Çocuklarımız konusunu işledik. Evlatlarımıza toz kondurmadığımız, onların dünyevi isteklerini karşılamak için seferber olduğumuz bu çağda manevi gelişimlerini de ihmal edemeyeceğimizi hatırlattık. Salih bir evlat yetiştirmek için zor bir zamandayız. Ancak niyet halis olur ve bunu gayret takip ederse akıbetin hayır olacağı gün gibi açıktır.
Allah Teâlâ evlatlarımızı muhafaza buyursun. Bizlere de onları madden ve manen iyi bir şekilde yetiştirmeyi nasip eylesin.
Ağustos sayımızda buluşmak duasıyla…
