Serhend Dergisi 2026 Ağustos Sayısı
Tükendi
Gelince Haber VerMuhabbet ehli bir milletiz. Rabb’imize olan muhabbetle asırlardır serden geçip îlâ-yı kelimetullah mücadelesi verdik. Peygamber sevgisiyle yanıp kavrulduk. Evliyanın muhabbetini de Hz. Mevlana’nın o beliğ ifadesiyle “ta canımızın içine kadar çektik”. Bundan dolayı modern hayatın bizlere sunduğu hız ve ışıltının ne kadar sahte olduğunun farkındayız. Kalplerin her geçen gün daha da katılaştığını hep birlikte müşahede ediyoruz. Bu sahtelik ve katılıktan ancak muhabbetle kurtulabiliriz. Muhabbetli bir mümin, ümmet ve derviş olmaya çabalamak hepimizin vazifesi. Dergimiz muhabbete vesile olsun.
Muhabbeti Ta Canının İçine Çek
Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.
Şeyh Fethullah Verkanisî [kuddise sırruhû] şöyle buyurmuştur: “Nakşibendî tarikatının gayesi, amelde ihlasa ulaşmak için muhabbetullahı elde etmeye çalışmaktır.” Hazret, Nakşibendî - Hâlidî yolunun en muteber adap kitabı kabul edilen “Âdâb” adlı eserine bu sözlerle başlamıştır. İlerleyen bölümlerde Allah Teâlâ’ya vuslatın ancak muhabbet ve marifetle gerçekleşeceğine dikkat çekmiştir. Mürşide muhabbetin mecazi olduğunun; bunun hakiki muhabbete götüreceğinin altını çizmiştir.
Peki, kişinin manevi hayatında son derece önemli olduğunu anladığımız muhabbet somut olarak nedir? Bu sorunun cevabına da eserin satır aralarında rastlarız: “Müridin mürşidinin (hatme, rabıta, vird, hizmet vb.) emirlerini bütün şahsi isteklerine tercih etmesi muhabbetin en alt mertebesidir.” Demek ki muhabbet iddiasında kişinin ameline bakılıyor. Buna göre muhabbetullaha eren, her türlü zorluğa rağmen Cenab-ı Allah’ın emir ve yasaklarına riayet eder. Muhabbet-i Resulullah’a [sallallahu aleyhi vesellem] sahip olan, “İnsanlar ne der” demeden sünnete ittibaya koyulur. Evliyaya muhabbet duyan da nefsine ağır gelse bile mürşidinin öğrettiği edeplere sarılır. Kendimizi tartmak için gayet açık ölçüler.
Mevlid Kandili’ni idrak ettiğimiz bu ayda “Muhabbet” konusunu ele aldık. Tefekkür köşemizde Kur’an kıraatini, Tasavvuf Istılahı köşemizde düzenli salavat okumayı işleyerek muhabbete vesile olacak amellere dikkat çektik. Hikmet Dilinden köşemizde de muhabbete vasıl olanların gecelerinden bahsettik.
Muhabbet ehli bir milletiz. Rabb’imize olan muhabbetle asırlardır serden geçip îlâ-yı kelimetullah mücadelesi verdik. Peygamber sevgisiyle yanıp kavrulduk. Evliyanın muhabbetini de Hz. Mevlana’nın o beliğ ifadesiyle “ta canımızın içine kadar çektik”. Bundan dolayı modern hayatın bizlere sunduğu hız ve ışıltının ne kadar sahte olduğunun farkındayız. Kalplerin her geçen gün daha da katılaştığını hep birlikte müşahede ediyoruz. Bu sahtelik ve katılıktan ancak muhabbetle kurtulabiliriz. Muhabbetli bir mümin, ümmet ve derviş olmaya çabalamak hepimizin vazifesi. Dergimiz muhabbete vesile olsun.
Yayın ekibi olarak Mevlid Kandili’nizi tebrik ederiz.
Eylül sayımızda buluşmak duasıyla…
